Tuesday, September 16, 2008

Iyi ki varsiniz

Gecenlerde 10 yilimi geride biraktim meslegimde.

Lise yillarinda cok sevmistim Fizik derslerini. Universiteye gidebilmek icin onumuzde duran iki siralama sinavi vardi; OSS ve OYS. Onlara hazirlanirken, Nazilli’de Konakli dershanesine gitmistim. Orada bana ilham veren bir Fizik ogretmenim vardi.Yillar sonra vefat ettigini ogrendigimde, keske ona ulasmis olsaydim bir Fizik ogretmeni olarak, ve keske tesekkur etseydim diye pismanlik duydum. OSS ve OYS icin hazirlanmis sorularla bogusurken zevk aldigim uc konu vardi; Fizik, Matematik ve Turkce. Tercihlerimden sadece bir tanesi Fizik ogretmenligi ve sadece bir tanesi Bogazici Universitesi idi. O oldu. Cok da iyi oldu. Universitem beni adam etti. Yaptigi isten zevk alan bir Fizik ogretmeni yetistirdi.

Ilk calistigim yer cok, ama cok ozel bir okuldu: Inanc Lisesi. Meslegimdeki ilk uc seneyi, toplamda dort senemi orada gecirdim. Dunyalar guzeli cocuklarla calistim. Hayatimin en anlamli insanlari oldular hep. Onlarla Fizik calismak, bir ogrenim ortaminda bulunmak en buyuk tatlarimdan biriydi o yillarda. Bogazici’nde yuksek lisansa devam ettigim yillardi. Sonrasinda da universitemde ders verdigim icin Inanc-Istanbul arasinda cok gidip geldim. Inanc’a her donusum icimin civil civil kipirdadigi, heyecandan yerimde duramadigim zamanlardi. Yasitlarimla yapamadigim, hayatimin en tatli sohbetlerini yaptim o cocuklarla. Her gun yeni bir seyler ogrendim onlardan. Mesleki olarak da daha fazla tatmin oldugum bir baska yer ve zaman olmadi. Meslegimde daha iyi olmak icin yapmak istedigim o kadar cok sey, pesinde gittigim o kadar buyuk hayallerim vardi ki yetmedi icinde bulundugum ortam bana. Bes senemin sonunda Londra’ya geldim. Bir sene bir devlet okulunda calistim. Tumuyle farkli bir ortamdi. Sonrasinda ozel bir okula gectim, o da bambaska bir deneyimdi. Sonrasinda su an bulundugum baska bir ozel okula gectim. Her birinde kendimi cok daha fazla calisir buldum. Ilk yillarimda cok calistigimi dusunurdum. Kisiden beklentiler yuksek olunca uretilen emek de buyuk ve yogun oluyor. Bazi hayallerimi gerceklestirebildim. Digerleri, yanina eklenen yenileriyle birlikte hala canli. Daha iyi bir Fizik ogretmeni olma gudum hala diri. Beni yasama baglayan temel koprulerden biri.

On sene geride kalmis. Simdiki halime bakiyorum. Nasil bir ogretmenim? Hakkini verebiliyor muyum “Fizik ogretmeni” sifatimin? Karsimdaki cocuklara hakkaniyetli davranabiliyor muyum? Su anki donanimlarim keske Inanc’ta basladigim zamanlarda da olsaydi. Degisimin kacinilmazligini cok iyi bilmeme ragmen bunu hep hissettim. Yaptiklarimin cogundan memnum olmama ragmen, onlara daha iyi bir ortam sunabilir miydim acaba diye hep sordum.

Nedir ogretmen olmak?
Bir cocugun gozlerinde olusan ve senin icine iyi bir enerji olarak akan kesfetmis olma piriltisi. Binbir emekle kurdugun ve “anlam” denilen en guclu yapinin tuglalarindan bazilarini ben tasimistim sana dogru, bazi tuglalarin nerede oldugunu kesfetmende ben yardimci olmustum. Bunun gururunu yasamak. Dunyanin en guzel ve anlamli sorularinin, yorumlarinin ve cevaplarinin ortasinda bulmak kendimi. Bir gencin sorgulayabilme gucune kattigim ufak ama anlamli bir damla. Bir insanin, doganin icindeki guzelligi, duzeni ve dengeyi gormesinde pay sahibi olmak. Eski bir ogrencimi gormek hayatin bir guzelliginde. Ondan bir ses duymak. Hayatlarinda olumlu, ise yarar bir iz birakmis olmanin verdigi haz.

Bana kendimi bu kadar iyi hissettirdiginiz icin; iyi ki var oldunuz hayatimda.
Bana kendimi hala iyi hissettirdiginiz icin: iyi ki hala varsiniz.
Ve yarindan itibaren baslayan gelecegimde hep var olun cocuklar; siz yoksaniz Fizik ogretmenligi yok. O yoksa ben yokum. Kocaman sevgimle sariliyorum size ve isigi hic eksik olmayacak olan guzel gozlerinizden opuyorum. Iyi enerjiyle kalin.

0 Comments:

Post a Comment

<< Home