Monday, September 01, 2008

Eylul'un serinligi

Yarin bir hafta olacak Turkiye'den doneli. Neredeyse yedi haftalik bir yaz tatilim vardi. Ilk uc haftasini Londra'da gecirmek durumundaydim. Sonra Istanbul'a gittim. Son haftasinda da Nazilli'ye. Golgede 42, gunes altinda 55 dereceye kadar cikan meshur Nazilli sicaginda pek bir eylemsizdim. Cocukluk arkadaslarim Sabri ve Zafer'i gordum elbette. Zafer'in esiyle ve 4 aylik bebekleriyle de tanistim. Londra ucagim Istanbul Ataturk'ten kalkiyordu. Nazilli'den Pamukkale Turizm ile Istanbul'a kotu bir yolculuk yaptim. Gece yolculugu idi ve ben her zamanki gibi rahat uyuyamadim. Icerideki ayak ve terlemis-beklemis insan vucudu kokusu uzerime oyle sindi ki, ucaga binmeden once havaalani tuvaletinde ustumu degistirmek ve temizlenmek zorunda kaldim. THY'nin ucusu fena degildi ama check-in sirasinda yeterince calisan olmadigi icin bazi kisiler ucaklarini kacirdi ve insanlar kavga etti calisanlarla. Makbule karsiladi beni Heathrow'da ve sonunda eve geldim. Geldigimden bu yana da tembellik yapiyorum. Dun okulda mangal partisi vardi, birlikte ona gittik. Sonrasinda da laptopumu satmak icin kuzey Londra'ya; ama ne trafik... Hem de pazar gunu.

Isimleri hafizamda tutmak konusunda son derece basarisizim. Aslinda sadece isim degil sorun. Genelde bir hafiza sorunum var. Eskilerden bir dolu insanla baglantim kopmus durumda. Makbule bir suredir Facebook kullanmaktaydi. Bense populer olan bir cok seye gosterdigim "yok ben almayayim" tutumum ile pek de nedeni belli olmayan bir burun kivirma anlayisim arasinda Facebook'a hic bulasmamistim. Sonunda fikrim degisti. Cogunlugu eski calistigim okulum Inanc'tan yakin oldugum ogrencilerimden olusan bir "Friends" listem var simdi. Cok da iyi oldu. Guzellik her zaman iyidir. Yillar once bir sekilde iyi vakit gecirdigim kisilerin bazilarini da buldum. Iyi oldu iyi...

Bu hafta persembe gunu dersler basliyor okulda. Yarindan itibaren de okulda resmen gorev basliyor. Sicak yaz tatilinden sonra sarsici bir serinlik gibi gelmistir bana bu okullarin baslayisi eylulde. Calisma odami duzenlemem gerekli. O gerekli su gerekli bu gerekli - bir suru is var yapilacak. Bu sene daha buyuk ve guzel bir sinifa geciyorum. Onun da duzenlenmesi, suslenmesi gerekli. Gerci o isi zevkle yapmisimdir hep. Her yil grubundan ogrencilerim var bu sene. Bu da daha fazla hazirlik daha fazla is demek.

Havaalaninda Nihat Genc'in son kitabini aldim: Veryansin. Neredeyse yarisindayim. Ramazan ayindan ve insanlarin o ay icindeki manevi durumlarindan bahsettigi bir bolumden pek begendigim bir kismi alintilamak istiyorum: "... Hakkaniyet duygusunu biz cocuklarimiza nasil aktaracagiz? Asil sorun bu. Elimizden geleni yapmak lazim ama biraz da Allah'a guvenmeli. Umutsuzluga inanmamali. Allah'a guveneceksin, cunku o cocugu yaratan Allah'tir. O cocuk aya, gunese, sana bakacak; icine bir seyler dusecek ama bu genis zaman icerisinde dusecek. Mutlaka guzel, tatli seyler olacaktir. Bundan umudu kesmemek lazim...". Iste sanirim beni meslegime baglayan en onemli unsurlardan biri o cocugun icine dusecek olanlarin var olmasi.

1 Eylul Dunya Baris gunu bugun. Kendimle barisik olarak baslamak istiyorum ben kutlamalara, anlamalara, dusunmelere...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home