Monday, August 04, 2008

Yaz tatili

Yarin Istanbul'a ucuyorum. Sonunda burada halletmem gerekenleri sonuclandirdim ve pahali bir THY ucusuyla tatile cikiyorum. 3 haftanin goz acip kapayincaya kadar gececeginden eminim. Buraya dondukten bir hafta sonra da okul basliyor zaten. Gecen doneme gore yuzde on daha fazla dersim var, bir projenin icindeyim ve gunduzlu ogrencilerin bir grubu icin sorumlu ogretmen konumunda olacagim (house tutor). Yeni donemin daha iyi olacagini dusunmeme ragmen artan bu yogunluktan da hafif tedirgin olmuyor degilim.

Antalya'daki yangin ve Konya'da coken yurt "biz ne zaman adam olacagiz" sorusunu tekrar gundeme getirdi. Marmaris'e dogru giderken yolun kenarindaki ormanlik bolgedeki tabelada yangindan zarar goren hayvanlarla ilgili cok etkileyici bir soz vardi. Su an tam olarak hatirlayamiyorum. Hangi sekilde olursa olsun, butunlugu kaybetmenin acisi neden bu kadar derin acaba? Web sitesinde okudugum [''Bizim çocuklarımız baleye gitmiyor, diskoya bara gitmiyor, köpük banyosunda ölmüyor, bazı medya grupları neden çok abartıyor aklım almıyor'' diyen Atayer,] seklindeki haberde, yaralanan bir cocugun babasi olan bu kisinin soyledikleri cok onemli aslinda. Ufku genis degil belki adamin, belki de cok egitimli degil. Ama televizyon seyrediyor ve tepkisi var. Olenlere sehit kalanlara gazi sifatini uygun goruyor. Kisinin hayatta kalmak icin beslendigi unsurlari dusundugunuzde yerli yerine oturuyor bu adamcagizin agzindan duyduklarimiz. Cennetten tapuya da kanabilir, is bilen memur olmanin hazzini da iliklerinde hissedebilir. "Uzuntu ve muz kabugu" [boyle bir laf vardi cocuklugumun Uykudan Once cizgi filmlerinden birinde. Hatirlayan var mi?]

0 Comments:

Post a Comment

<< Home